Latteden Borsaya Yazılar

Herkese selamlar.

Çoğumuzun unuttuğu 2001’deki Enron skandalı zamanında sistemin çökme tehikesi geçirmesine sebep olmuştu. Ardından da şirket yönetimi ve şeffaflık hakkında bir uyanış gelmişti. Tabii ki bu bütün şirketlere yayılan bir şüpheyi de beraberinde getirmişti.

Howard Marks, 14 Mart 2002 tarihli makalesinde bu olayın ardındaki zincirleme hataları, sistemin açıklarını ve yatırımcıların kendi rollerini acımasız bir netlikle inceliyor.

Bu yazı, “Enron’dan ne öğrendik?” sorusunun en samimi cevaplarından biri.

Belki de en önemlisi, “Bir daha aynı hatayı yapmamak için neyi değiştirmeliyiz?” sorusunu da birlikte getiriyor.

Başkalarının hatalarından faydalanmak en ucuz tecrübe kazanma yönetimdir. Hadi Enron neden batmış ve biz bundan ne öğrenebiliriz, Howard Marks’tan dinleyelim.

Hadi başlayalım.

Howard Marks Makaleleri

Herkese selamlar.

2025 yılı acısıyla tatlısıyla geride kaldı.

Yıllık portföy artışı %44.12 oldu.

Yılın kazananı altın bu sene %100’ün üstünde getiri sağlayarak yatırım araçları içinde birinci sırada olmaya devam etti.

Portföye bakarsak omurgasını GLYHO ve RYGYO oluşturmaya devam ediyor.

Faiz indirimine katılmak için aldığım pozisyonlar ise AKBNK, EKGYO, TRGYO ve SAHOL.

Şimdi ayrıntılara bakalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı Portföy Durumu

Herkese selamlar.

“Uygulama Sanatı” isimli kitabı inclemeye devam ediyoruz.

Bir hisse senedi aldığınızda kaybederken yapılacak üç şey vardır. Hiçbir şey yapmamak, belli bir noktada zarar kesmek ya da düştükçe daha fazla almak.

İlk önce “Kaybederken hiçbir şey yapmayan” tavşanları inceledik ve Lee Freeman-Shor’un yaptığı araştırmada ünlü yatırımcı işlemlerinden çıkardığı istatistiklerde yapılacak en kötü tercih düşen hissede hiçbir şey yapmamaktı. Zaten kitabın adı da bu yüzden “Uygulama Sanatı”. Sonucu kaybederken ya da kazanırken planınızı nasıl uyguladığınız belirliyor.

Sonrasında da “Kaybederken zararını %20-33 arasında kesen” süikastçi tipi yatırımcıları inceledik. Bunlara süikastçi dediğim için çok fazla eleştiri geldi. Ama ne yapalım kitapta öyle adlandırmışlar. Değiştirmedim.

Şimdi de kendilerini zarar ettikleri bir hisseyi bir avcı gibi takip ederek, düştüğünde daha fazla alım yapıp maliyet düşüren “Avcı”ları inceleyeceğiz.

Böylece kendilerini zarar eden bir pozisyonda bulduklarında yaptıkları ile birbirinden ayrılan üç yatırımcı tipini tanımış olacağız. Zaten en ünlü yatırımcıların bile her 10 kararından 6-7 tanesinin hatalı olduğu bilindiğine göre bol bol kendilerini bu durumda buluyorlar.

Sonrasında da kazanırken yapılacaklara geçeceğiz.

Hadi başlayalım.

The Art of Execution Serisi

Herkese selamlar.

Yapay zekâ hakkında konuşurken çoğu insan iki kötü uç arasında savruluyor: Ya “bu sefer farklı” diyerek gözü kapalı coşuyor ya da “bu bir balon” diyerek konuyu tek kelimeyle kapatıp rahatlıyor.

Bugüne kadar ikinci kampta olan ve yükselişin büyük çoğunluğunu kaçıran biri olarak baktığımda bu tür konuları değerlendirirken tarafsız olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta David Einhorn’un dediği gibi: “Bizim amacımız olması gerekeni değil, olacak olanı bulmaya çalışmak.”

Çünkü asıl mesele teknolojinin kendisi değil.O teknolojiye yüklenen beklentiyle ödenen fiyat arasındaki gerilim. Bunu ölçüp çözebilirsek mantıklı karar verebiliriz diye düşünüyorum.

Howard Marks’ın yaklaşımı tam da burada işe yarıyor: Geleceği bilmediğini açıkça kabul edip, yine de bugünkü davranışlara bakarak riskin nerede biriktiğini anlamaya çalışmak. Ünlü yatırımcının her zamanki yaklaşımı zaten buna yönelik.

Bu yazı, “Yapay zekâ balonu var mı?” sorusunu bir iddia yarışına çevirmiyor. Yatırımcı psikolojisi, borcun yapısı, değerleme ve belirsizlik üzerinden daha zor ama daha faydalı bir yere taşıyor: Coşku irrasyonel mi, değil mi? Bununla beraber biz bu belirsizlikte nasıl pozisyon alacağız?

Hadi başlayalım.

Howard Marks Makaleleri

Herkese selamlar.

Türkiye piyasalarında yatırım yapan bütün yabancıların zihninde aynı üç soru var: Yönetim riski, kur riski ve oyunun kurallarının değişme ihtimali.

Piyasanın içinde olduğumuz için bu sorulara çoğu zaman, duygusal ve savunmacı cevaplar veriyoruz. Oysa bazen dışarıdan, soğukkanlı ve uzun vadeli düşünen bir zihnin bakışı çok daha öğretici oluyor.

Mohnish Pabrai tam olarak bu noktada önemli.

Pabrai, Türkiye’ye sadece “hikâye” için bakmıyor. Bunun yanında nakit akışı, yönetim kalitesi ve asimetrik getiri için yatırım yapan nadir yabancı yatırımcılardan biri.

Yeni kurduğu Pabrai Wagons Fund üzerinden paylaştığı çeyreklik sunumlar, Türkiye varlıklarına dair belki de en berrak dış göz değerlendirmelerinden birini sunuyor.

Bu yazıda, Pabrai’nin RYGYO, TAVHL ve GMTAS (Gimat Mağazacılık) hakkındaki son yorumlarını değiştirmeden size aktarmaya çalıştım.

Hadi başlayalım.

Hisse Senedi Yatırımı Ünlü Yatırımcılar